TÜRKİYE CUMHURİYETİNDE GÖREV ALMANIN VE OY KULLANMANIN HÜKMÜ

Stok Kodu:
905061253470
Boyut:
14*20
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Dili:
Türkçe
Orijinal Adı:
TÜRKİYE CUMHURİYETİNDE GÖREV ALMANIN VE OY KULLANMANIN HÜKMÜ
%50 indirimli
600,00
300,00
905061253470
370476
TÜRKİYE CUMHURİYETİNDE GÖREV ALMANIN VE OY KULLANMANIN HÜKMÜ
TÜRKİYE CUMHURİYETİNDE GÖREV ALMANIN VE OY KULLANMANIN HÜKMÜ
300

TÜRKİYE CUMHURİYETİNDE GÖREV ALMANIN VE OY KULLANMANIN HÜKMÜ


Bu munazara tarzında olan kitabın yayımlanmasıyla birlikte, tartışmanın her iki tarafı açısından yeni bir dönemin başlayacağı kanaatindeyiz. Çünkü bu eserle birlikte, bugüne kadar aynı nakillerin ve delillerin tekrar edilmesine dayanan klasik tartışma üslubunun sürdürülmesi artık mümkün olmayacaktır.

Bir kişi ısrarla Allah'ın hükmüne aykırı kanunlar çıkarıp teşrî (kanun koyma) hususunda Allah'a ortaklık iddiasında bulunursa, bu fiilleri helâl kabul etsin veya etmesin, dinden çıkaran küfür işlemiş olur.
Bizlerde buna karşılık yaptığı fiili meşru görmemesinin yanında ikrah gibi şer'î bir mazereti de mevcutsa, bu durumda dinden çıkmayacağını hükmün uygulanmayacağını ifade ediyoruz. Mâide 44. Âyetinde bahsedilen mesele ise Allah'ın dışında teşrî yetkisi ihdas etmek değil; mevcut bir olayda Allah'ın indirdiği hükümle hükmetmemektir.
Bu sebeple, Allah'ın hükmünü kişilere gmre farklı tatbik eden kimse bunu helâl saymadığı takdirde, dinden çıkmış olmaz. Hüküm koyma ile hükmü tatbik etmeme bu iki meselenin aynı kategoriye sokulamayacağndan dolayı farklı hükümlere tabi tutulur.

Tartışılması gereken husus Cumhuriyet döneminde yüz binlerce müslüman öldürülmüş işkence görmüş arapça Kur'an okumak yasaklanmış bir çok dini haklar gasb edilmiş Müslümanlar üzerindeki baskıları azaltmak, dinî yasakları kaldırmak ve gasp edilen dinî hakları geri kazanmak amacıyla, ikrah, zaruret ve kamu maslahatının zorunlu kıldığı şartlar altında mecliste görev alıp kanun çıkarmak durumunda kalan kimselere uygulanacak hükmün ne olacağı meselesidir.

Bizler ise bu durumda bulunan kimseler için ikrah gibi diğer şer'î esaslar dikkate alınmadan doğrudan dinden çıkaran küfür hükmünün verilmesinin isabetli olmadığını savunuyoruz. Temennimiz, bu çalışmanın ilmî bir muhasebeye vesile olması, ihtilafların daha sağlıklı bir zeminde değerlendirilmesi ve ümmetin birlik ve beraberliğine az da olsa bir katkı sağlamasıdır.

SİPARİŞ KARGO ADRES
SALİH KİTAPLAR
0212 533 98 03 _ 0506 125 34 70

TÜRKİYE CUMHURİYETİNDE GÖREV ALMANIN VE OY KULLANMANIN HÜKMÜ


Bu munazara tarzında olan kitabın yayımlanmasıyla birlikte, tartışmanın her iki tarafı açısından yeni bir dönemin başlayacağı kanaatindeyiz. Çünkü bu eserle birlikte, bugüne kadar aynı nakillerin ve delillerin tekrar edilmesine dayanan klasik tartışma üslubunun sürdürülmesi artık mümkün olmayacaktır.

Bir kişi ısrarla Allah'ın hükmüne aykırı kanunlar çıkarıp teşrî (kanun koyma) hususunda Allah'a ortaklık iddiasında bulunursa, bu fiilleri helâl kabul etsin veya etmesin, dinden çıkaran küfür işlemiş olur.
Bizlerde buna karşılık yaptığı fiili meşru görmemesinin yanında ikrah gibi şer'î bir mazereti de mevcutsa, bu durumda dinden çıkmayacağını hükmün uygulanmayacağını ifade ediyoruz. Mâide 44. Âyetinde bahsedilen mesele ise Allah'ın dışında teşrî yetkisi ihdas etmek değil; mevcut bir olayda Allah'ın indirdiği hükümle hükmetmemektir.
Bu sebeple, Allah'ın hükmünü kişilere gmre farklı tatbik eden kimse bunu helâl saymadığı takdirde, dinden çıkmış olmaz. Hüküm koyma ile hükmü tatbik etmeme bu iki meselenin aynı kategoriye sokulamayacağndan dolayı farklı hükümlere tabi tutulur.

Tartışılması gereken husus Cumhuriyet döneminde yüz binlerce müslüman öldürülmüş işkence görmüş arapça Kur'an okumak yasaklanmış bir çok dini haklar gasb edilmiş Müslümanlar üzerindeki baskıları azaltmak, dinî yasakları kaldırmak ve gasp edilen dinî hakları geri kazanmak amacıyla, ikrah, zaruret ve kamu maslahatının zorunlu kıldığı şartlar altında mecliste görev alıp kanun çıkarmak durumunda kalan kimselere uygulanacak hükmün ne olacağı meselesidir.

Bizler ise bu durumda bulunan kimseler için ikrah gibi diğer şer'î esaslar dikkate alınmadan doğrudan dinden çıkaran küfür hükmünün verilmesinin isabetli olmadığını savunuyoruz. Temennimiz, bu çalışmanın ilmî bir muhasebeye vesile olması, ihtilafların daha sağlıklı bir zeminde değerlendirilmesi ve ümmetin birlik ve beraberliğine az da olsa bir katkı sağlamasıdır.

SİPARİŞ KARGO ADRES
SALİH KİTAPLAR
0212 533 98 03 _ 0506 125 34 70

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat